1. Haberler
  2. Sağlık
  3. Epilepsi Tedavisi Kişiye Özel Olmalı

Epilepsi Tedavisi Kişiye Özel Olmalı

Epilepsi Tedavisi Kişiye Özel Olmalı
Epilepsi Tedavisi Kişiye Özel Olmalı
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Epilepsi tedavisinde başarı yalnızca bir ilaç kullanmaya başlamakla değil, doğru nöbet tipine uygun ilacın seçilmesi, dozun kişiye göre ayarlanması ve tedavinin düzenli biçimde takip edilmesiyle mümkün oluyor. Nöroloji Uzmanı Prof. Dr. Sultan Tarlacı, epilepsi hastalarının hızlı sonuç alma beklentisiyle tedavilerini sık sık değiştirmesinin veya birden fazla ilacı düşük dozlarda kullanmasının tedavi başarısını olumsuz etkileyebileceğine dikkat çekiyor.

Epilepsi, halk arasında “sara hastalığı” olarak da bilinen ve farklı nedenlerle ortaya çıkabilen nörolojik bir hastalık. Nöbetlerin biçimi, sıklığı, süresi ve hastanın yaşam koşulları kişiden kişiye değişebildiği için tedavide herkese uygulanabilecek tek bir yöntem bulunmuyor.

Bu nedenle epilepside tedavinin temelini kişiselleştirilmiş yaklaşım oluşturuyor.

Özellikle ilaç seçimi yapılırken yalnızca nöbetlerin kontrol altına alınması değil; hastanın yaşı, cinsiyeti, kullandığı diğer ilaçlar, mesleği, yaşam biçimi, ruhsal durumu, kilo değişiklikleri ve kadın hastalarda gelecekteki gebelik planları gibi birçok faktörün birlikte değerlendirilmesi gerekiyor.

Epilepside hızlı sonuç beklentisi tedaviyi zorlaştırabiliyor

Nöbet geçirmek hem hasta hem de yakınları açısından oldukça endişe verici bir deneyim olabilir. Bu nedenle tanı sonrasında hastaların mümkün olduğunca kısa sürede tamamen nöbetsiz kalmak istemesi son derece anlaşılabilir.

Ancak tedavinin etkisinin değerlendirilmesi her zaman birkaç gün içinde mümkün olmayabiliyor.

Prof. Dr. Sultan Tarlacı, epilepsi tedavisinde hastaların hızlı sonuç alma isteğinin zaman zaman farklı hekimlere art arda başvurmasına veya tedavilerin sık değiştirilmesine neden olabildiğine dikkat çekiyor.

Oysa uygun ilaç seçildiğinde ve tedavi düzenli biçimde takip edildiğinde epilepsi hastalarının önemli bir bölümü nöbetlerini başarılı şekilde kontrol altına alabiliyor.

Burada kritik nokta, doğru ilacı doğru dozda ve yeterli süre kullanmak.

Tedavinin erken döneminde yaşanan her sorun, ilacın işe yaramadığı anlamına gelmeyebilir. Bazen dozun yeniden düzenlenmesi, bazen yan etkilerin değerlendirilmesi, bazen de nöbet tipinin yeniden gözden geçirilmesi gerekebilir.

Bu nedenle epilepsi tedavisinde sabırlı ve planlı bir takip süreci büyük önem taşıyor.

Birden fazla ilaç kullanmak her zaman daha iyi sonuç anlamına gelmiyor

Epilepsi tedavisinde karşılaşılan sorunlardan biri de birden fazla ilacın aynı anda kullanılmasına rağmen ilaçların yeterli tedavi dozlarına ulaştırılmaması.

Hastalar bazen “Ne kadar çok ilaç kullanırsam o kadar güçlü bir tedavi uygulanıyor” düşüncesine kapılabiliyor. Ancak epilepsi tedavisinde yaklaşım bundan çok daha farklı.

Genellikle tedaviye tek bir uygun ilaçla başlanması, ilacın hastanın tolere edebildiği ve etkili olduğu doza kontrollü biçimde çıkarılması hedefleniyor.

Yeterli yanıt alınamaması halinde ise doktor tarafından farklı bir ilaç değerlendirmeye alınabiliyor veya gerekli durumlarda tedaviye başka bir ilaç eklenebiliyor.

Buradaki amaç ilaç sayısını artırmak değil, nöbet kontrolünü en uygun tedaviyle sağlamak.

Çünkü gereksiz veya kontrolsüz ilaç kombinasyonları yan etki riskini artırabileceği gibi tedavinin değerlendirilmesini de zorlaştırabilir.

Epilepsi ilaçlarında kan düzeyi neden önemli?

Epilepsi ilaçlarının önemli özelliklerinden biri, her hastada aynı dozun aynı kan seviyesini oluşturmamasıdır.

Bir hastada belirli bir doz yeterli kan düzeyine ulaşırken başka bir hastada aynı doz beklenen seviyenin altında veya üzerinde kalabilir.

Bunun arkasında kişinin metabolizması, bağırsaklardan ilaç emilimi, karaciğer fonksiyonları ve kullanılan diğer ilaçlarla olan etkileşimler gibi çeşitli faktörler bulunabilir.

Bu nedenle bazı epilepsi ilaçlarında kan ilaç düzeylerinin takip edilmesi, tedavinin kişiye göre düzenlenmesine yardımcı olabilir.

İlacın kandaki seviyesinin gereğinden düşük olması yeterli tedavi etkisinin ortaya çıkmamasına neden olabilir. Seviyenin gereğinden fazla yükselmesi ise yan etki riskini artırabilir.

Dolayısıyla amaç yalnızca “ilaç kullanmak” değil, ilaç ile hastanın ihtiyaçları arasında doğru dengeyi kurmak.

Bu yaklaşım, epilepsi tedavisinin neden kişiden kişiye farklılık gösterebildiğini de açıklıyor.

Aynı epilepsi ilacı herkes için uygun olmayabilir

Epilepsinin farklı nöbet tipleri bulunuyor ve kullanılan ilaçların etkinliği nöbet türüne göre değişebiliyor.

Bu nedenle “Epilepsi için en iyi ilaç hangisi?” sorusunun herkes için geçerli tek bir cevabı bulunmuyor.

Öncelikle nöbetin nasıl gerçekleştiğinin doğru şekilde değerlendirilmesi gerekiyor.

Nöbet sırasında bilinç kaybı yaşanıyor mu?

Vücudun yalnızca belirli bir bölgesinde hareket veya his değişikliği mi ortaya çıkıyor?

Nöbet sırasında kişi çevresine yanıt verebiliyor mu?

Nöbet ne kadar sürüyor?

Sonrasında bilinç bulanıklığı veya başka belirtiler oluşuyor mu?

Bu gibi ayrıntılar tedavi planlamasında önem taşıyor.

Dolayısıyla ilaç seçimi yalnızca “epilepsi tanısı” üzerinden değil, epilepsinin türü ve hastanın bireysel özellikleri üzerinden yapılmalı.

Yaş, cinsiyet ve yaşam tarzı da ilaç seçiminde etkili

Epilepsi tedavisinde yalnızca nöbet kontrolünü düşünmek yeterli değil.

Kullanılan ilacın hastanın günlük yaşamını nasıl etkilediği de dikkate alınmalı.

Örneğin bazı ilaçlar uyku hali, yorgunluk veya dikkat dağınıklığına yol açabilir. Gün içerisinde araç kullanan, makine başında çalışan veya yoğun dikkat gerektiren bir mesleği bulunan kişi açısından bu tür yan etkiler daha önemli hale gelebilir.

Bazı ilaçlarda ise kilo değişiklikleri, iştah artışı veya iştah azalması gibi etkiler görülebilir.

Bunun yanında bazı ilaçların ruh hali üzerinde de etkileri olabilir. Depresif belirtiler, sinirlilik veya öfke artışı gibi durumların ortaya çıkıp çıkmadığının takip edilmesi önemlidir.

Bu nedenle doktorun yalnızca “Nöbetleriniz azaldı mı?” sorusunu değil, hastanın günlük hayatının nasıl değiştiğini de değerlendirmesi gerekir.

Kadınlarda gebelik planı tedavinin önemli bir parçası

Epilepsi tedavisinde kadın hastalar açısından ayrıca dikkat edilmesi gereken önemli konulardan biri gebelik planlaması.

Doğurganlık çağındaki bir kadına ilaç başlanırken yalnızca bugünkü ihtiyaçları değil, gelecekte gebelik ihtimali de göz önünde bulundurulmalı.

Çünkü bazı epilepsi ilaçlarının gebelik döneminde kullanımı konusunda özel değerlendirmeler yapılması gerekiyor.

Bu nedenle gebelik planlayan epilepsi hastalarının ilaçlarını kendi kararlarıyla bırakması veya değiştirmesi doğru değil. Tam tersine gebelik öncesinde nöroloji uzmanıyla görüşerek tedavinin yeniden değerlendirilmesi gerekiyor.

Buradaki temel amaç, hem annenin nöbetlerinin mümkün olduğunca iyi kontrol edilmesini hem de gebelik açısından uygun tedavi planının oluşturulmasını sağlamak.

Epilepsi hastası kadınlar anne olabilir mi?

Toplumda epilepsi hastalarının çocuk sahibi olmaması gerektiğine yönelik yanlış bir inanış bulunabiliyor.

Oysa epilepsi tanısı bulunan bir kadının mutlaka çocuk sahibi olamayacağı veya çocuğunda kesinlikle epilepsi gelişeceği düşüncesi doğru değil.

Uygun tedavi planlaması, gebelik öncesi değerlendirme ve gebelik boyunca düzenli takip ile epilepsi hastaları da sağlıklı gebelik süreçleri geçirebilir.

Ancak burada en önemli noktalardan biri, gebeliğin planlanmasıdır.

Gebelik düşünülüyorsa doktorla önceden görüşmek, kullanılan ilaçları değerlendirmek ve tedaviyi gebelik koşullarına göre planlamak önem taşır.

İlaçların gebelik fark edildiğinde doktor önerisi olmadan aniden bırakılması ise nöbetlerin yeniden ortaya çıkmasına veya artmasına yol açabileceğinden özellikle kaçınılması gereken bir durumdur.

Epilepsi çocuğa kesin olarak geçer mi?

Epilepsi konusunda toplumda sık görülen başka bir yanlış düşünce de hastalığın mutlaka çocuklara geçeceği yönünde.

Epilepsinin bazı türlerinde genetik yatkınlık rol oynayabilir. Ancak epilepsisi bulunan bir kişinin çocuğunda kesinlikle epilepsi gelişeceğini söylemek doğru değildir.

Ailede epilepsi bulunması bazı durumlarda riski artırabilir ancak bu, hastalığın kaçınılmaz şekilde sonraki nesle aktarılacağı anlamına gelmez.

Prof. Dr. Sultan Tarlacı, toplumdaki genel riskin yaklaşık yüzde 1 düzeyinde olduğunu, epilepsi öyküsü bulunan ailelerde ise bu oranın yaklaşık yüzde 2 seviyesine çıkabildiğini belirtiyor.

Bu nedenle epilepsi hastalarının çocuk sahibi olmaktan kaçınması gerektiği şeklindeki genelleme doğru değildir.

Bununla birlikte ailede birden fazla epilepsi vakasının bulunması veya belirli genetik özelliklerin söz konusu olması halinde uzman değerlendirmesi önem kazanabilir.

Ateşli havale ile epilepsi aynı şey değildir

Çocukluk döneminde görülen ateşli havaleler de ailelerin sıkça endişelendiği konulardan biri.

Ateşli havale geçiren her çocukta ilerleyen yıllarda epilepsi gelişeceği anlamına gelmez.

Bununla birlikte çocukluk döneminde ateşli havale öyküsü bulunan kişilerde ilerleyen yaşlarda epilepsi gelişme ihtimalinin toplum geneline göre artabildiği biliniyor.

Benzer şekilde ailesinde ateşli havale öyküsü bulunan çocuklarda da ateşli havale görülme ihtimali daha yüksek olabilir.

Burada önemli olan, tek bir olay üzerinden kesin sonuçlara ulaşmak yerine çocuğun nörolojik değerlendirmesinin uzman tarafından yapılmasıdır.

Epilepsi tedavisinde düzenli takip neden önemli?

Epilepsi tedavisi başladıktan sonra süreç bitmiş olmuyor.

Aksine tedavinin önemli bir bölümü düzenli takipte yatıyor.

Kontroller sırasında nöbetlerin sıklığı, süresi ve biçimi değerlendirilebilir. Kullanılan ilacın etkinliği ve yan etkileri gözden geçirilebilir. Gerekli görüldüğünde ilaç dozu yeniden düzenlenebilir.

Bazı hastalarda kan ilaç düzeylerinin kontrol edilmesi de tedavi kararlarına katkı sağlayabilir.

Ayrıca hastanın yaşamında meydana gelen değişiklikler de tedaviyi etkileyebilir.

Uyku düzeninin bozulması, başka ilaçların kullanılmaya başlanması, gebelik planı, kilo değişiklikleri veya günlük yaşam koşullarındaki farklılıklar doktorla paylaşılmalıdır.

Çünkü epilepsi tedavisi statik bir süreç değildir. Hastanın yaşamı değiştikçe tedavi planının da yeniden değerlendirilmesi gerekebilir.

İlaçları kendi kendine bırakmak ciddi risk oluşturabilir

Epilepsi hastalarının zaman zaman “Uzun süredir nöbet geçirmiyorum, artık ilaca ihtiyacım yok” düşüncesine kapılması mümkün.

Ancak nöbetlerin uzun süre kontrol altında olması, ilacın etkili olduğunu gösterebilir. Bu nedenle ilaçların doktor önerisi olmadan bırakılması doğru değildir.

Epilepsi ilaçlarının ani şekilde kesilmesi bazı hastalarda nöbetlerin yeniden başlamasına veya daha ciddi nöbet tablolarının ortaya çıkmasına neden olabilir.

Tedavinin sonlandırılması düşünülüyorsa bunun kararı nöroloji uzmanı tarafından, hastanın geçmişi ve mevcut durumu değerlendirilerek verilmelidir.

Epilepside tedavinin merkezinde hasta var

Epilepsi tedavisinin başarılı olabilmesi için doktorun doğru ilacı seçmesi kadar hastanın da tedavi sürecine düzenli şekilde katılması gerekiyor.

İlacın önerilen dozda ve düzenli kullanılması, kontrollerin aksatılmaması, yaşanan yan etkilerin doktora bildirilmesi ve nöbetlerle ilgili mümkün olduğunca ayrıntılı bilgi tutulması tedavi sürecini kolaylaştırabilir.

Özellikle nöbetlerin hangi koşullarda ortaya çıktığını not etmek faydalı olabilir.

Nöbet öncesinde uykusuzluk, yoğun stres veya başka bir tetikleyici olup olmadığı; nöbetin ne kadar sürdüğü ve sonrasında nasıl bir durum yaşandığı gibi bilgiler doktorun değerlendirmesine yardımcı olabilir.

Epilepsi hakkında sık sorulan sorular

Epilepsi tamamen tedavi edilebilir mi?

Epilepsinin seyri ve tedaviye yanıtı hastadan hastaya değişir. Uygun ilaç seçimi ve düzenli takip ile hastaların önemli bir bölümünde nöbetler başarılı şekilde kontrol altına alınabilir. Bazı hastalarda uzun süreli nöbetsizlik sağlanabilir. Tedavi hedefi kişinin durumuna göre nöroloji uzmanı tarafından belirlenir.

Epilepsi ilacı ömür boyu kullanılır mı?

Her epilepsi hastasının ömür boyu ilaç kullanması gerektiği söylenemez. Tedavinin süresi nöbet türü, hastalığın seyri, nöbetsiz geçirilen süre ve diğer klinik özelliklere göre değişebilir. İlacın bırakılıp bırakılmayacağına doktor karar vermelidir.

Epilepsi ilacı neden kan tahliliyle takip edilir?

Bazı epilepsi ilaçlarının kandaki seviyesinin belirli aralıkta tutulması önemlidir. Kan düzeyi ölçümü, gerektiğinde ilacın yeterli seviyede olup olmadığının veya yan etki riskini artırabilecek yüksek seviyelere ulaşıp ulaşmadığının değerlendirilmesine yardımcı olabilir.

Epilepsi hastaları çocuk sahibi olabilir mi?

Evet. Epilepsi tanısı çocuk sahibi olmaya kesin bir engel değildir. Ancak gebelik öncesinde nöroloji uzmanıyla görüşülmesi ve kullanılan ilaçların gebelik açısından yeniden değerlendirilmesi önemlidir.

Epilepsi kesin olarak genetik midir?

Hayır. Epilepsinin bazı türlerinde genetik yatkınlık rol oynayabilir ancak epilepsi tanısı bulunan her kişinin çocuğunda hastalığın kesin olarak gelişeceği anlamına gelmez.

Her epilepsi nöbetinde aynı ilaç mı kullanılır?

Hayır. Epilepsinin farklı nöbet tipleri ve farklı nedenleri bulunabilir. İlaç seçimi nöbetin türü ve hastanın kişisel özellikleri dikkate alınarak yapılmalıdır.

Epilepsi ilaçları neden kişiye özel seçilmeli?

Çünkü aynı ilaç ve aynı doz farklı kişilerde farklı etki gösterebilir. Yaş, cinsiyet, metabolizma, diğer ilaçlar, ruhsal durum, kilo, yaşam biçimi ve gebelik planı gibi faktörler tedavi tercihlerini etkileyebilir.

Epilepsi hastası ilacını kendisi bırakabilir mi?

Hayır. Nöbetlerin kontrol altında olması nedeniyle ilacı bırakmak isteyen hastaların mutlaka doktoruyla görüşmesi gerekir. İlaçların aniden kesilmesi nöbetlerin yeniden ortaya çıkmasına neden olabilir.

Sonuç: Epilepside doğru tedavi, kişiye doğru yaklaşmakla başlıyor

Epilepsi tedavisinde tek bir reçete veya herkes için geçerli tek bir yöntem bulunmuyor. Nöbet tipinin doğru belirlenmesi, uygun ilacın seçilmesi, dozun kontrollü şekilde ayarlanması ve düzenli takip, tedavinin temel taşlarını oluşturuyor.

Bunun yanında hastanın yalnızca nöbetleri değil, bütün yaşamı değerlendirmeye alınmalı. Uyku düzeninden mesleğine, ruhsal durumundan kilosuna, kullandığı diğer ilaçlardan gelecekteki gebelik planlarına kadar pek çok ayrıntı tedavi kararlarında önem taşıyabiliyor.

Özellikle gebelik ve genetik konularında toplumda yerleşmiş yanlış bilgilerin hastaların yaşam kararlarını etkilememesi gerekiyor. Epilepsi hastalarının çocuk sahibi olamayacağı veya çocuklarında kesinlikle epilepsi görüleceği düşüncesi bilimsel gerçeklerle örtüşmüyor.

En önemli nokta ise hastaların tedavilerini kendi başlarına değiştirmemeleri ve ilaçlarını doktor önerisi olmadan bırakmamaları.

Epilepsi yönetilebilir bir hastalıktır ve doğru tedavi planı kişiden kişiye değişebilir. Bu nedenle hızlı sonuç aramak yerine, nöroloji uzmanıyla birlikte sürdürülen düzenli ve kişiye özel bir tedavi süreci çok daha sağlıklı bir yaklaşım olacaktır.

Sağlık Notu: Bu içerik bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve tıbbi tanı veya tedavi önerisi yerine geçmez. Epilepsi tanısı, ilaç seçimi, doz değişikliği, gebelik planlaması veya ilaçların bırakılması gibi konularda mutlaka nöroloji uzmanına başvurulmalıdır.

Epilepsi Tedavisi Kişiye Özel Olmalı
Yorum Yap

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Haber Galerisi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

KAI ile Haber Hakkında Sohbet
Sohbet sistemi şu anda aktif değil. Lütfen daha sonra tekrar deneyin.