2026’da Türkiye’de İş Kurmak: Şirket Türleri, Maliyetler ve Bilmeniz Gereken Tüm Detaylar! Türkiye’de son yıllarda “şirket kurmak” fikri yalnızca büyük sermayesi olanların değil; freelancer’ların, e-ticaret yapanların, dijital hizmet sunanların ve hatta bireysel üreticilerin gündemine girmiş durumda. 2026 itibarıyla değişen ekonomik koşullar, dijitalleşmenin hızlanması ve bireysel gelir modellerinin çeşitlenmesi, iş kurma fikrini bir tercih olmaktan çıkarıp zorunlu bir adıma dönüştürüyor. Ancak işin perde arkasına bakıldığında, şirket kurmanın yalnızca birkaç evrak ve bir imzadan ibaret olmadığı açıkça görülüyor.
Bu rehberde; Türkiye’de şirket kurma sürecini romantize etmeden, abartmadan ama eksik de bırakmadan ele alıyoruz. Hangi şirket türü kime uygundur, gerçek maliyetler nelerdir, en sık yapılan hatalar hangileridir ve 2026’da iş kurmayı düşünenlerin neyi bilmeden yola çıkmaması gerekir? Hepsini net ve insan gibi okunur bir dille anlatıyoruz.
Haber Galerisi İçerik
- 1 Türkiye’de Neden Bu Kadar Çok Şirket Kuruluyor?
- 2 Şirket Türleri: Şahıs, Limited ve Anonim Arasındaki Gerçek Farklar
- 3 2026’da Şirket Kurma Maliyeti: Görünen ve Görünmeyen Masraflar
- 4 Hangi İş Modeli İçin Hangi Şirket Türü Uygun?
- 5 Home Ofis ve Sanal Ofis Gerçeği
- 6 En Sık Yapılan Hatalar ve Sonradan Gelen Pişmanlıklar
- 7 Şirket Kurduktan Sonra İlk 90 Gün Neden Kritik?
- 8 Şirket Kurmak Özgürlük mü, Yük mü?
Türkiye’de Neden Bu Kadar Çok Şirket Kuruluyor?
Son beş yılda Türkiye’de şirket kuruluş sayılarındaki artış tesadüf değil. Uzaktan çalışma modellerinin yaygınlaşması, e-ticaretin küçük sermayelerle yapılabilir hale gelmesi ve bireysel uzmanlıkların dijital gelir üretmeye başlaması, insanları klasik maaşlı çalışma düzeninin dışına itti. Artık bir yazılımcı, bir tasarımcı, bir sosyal medya uzmanı ya da küçük ölçekli bir üretici için şirket kurmak “ileride yaparım” denilen bir hedef değil; bugünün gerekliliği haline geldi.
Öte yandan ekonomik dalgalanmalar da bu süreci tetikliyor. Birçok kişi ek gelir elde etmek için başladığı yan işlerin büyümesiyle, vergi ve fatura zorunluluğu nedeniyle şirket kurmak zorunda kalıyor. Yani şirket kurmak çoğu zaman bir hayal değil, bir zorunluluk olarak karşımıza çıkıyor.
Şirket Türleri: Şahıs, Limited ve Anonim Arasındaki Gerçek Farklar
Türkiye’de en sık tercih edilen şirket türleri şahıs şirketi, limited şirket ve anonim şirkettir. Ancak bu üç yapının farkı yalnızca isimlerinden ibaret değildir; sorumluluk, maliyet ve uzun vadeli hedefler açısından ciddi ayrımlar barındırır.
Şahıs şirketi, genellikle işe hızlı başlamak isteyenler için tercih edilir. Kurulumu kolaydır, maliyeti düşüktür ve bürokratik yükü sınırlıdır. Freelancer’lar, danışmanlar ve bireysel hizmet sunanlar için ideal bir başlangıç noktasıdır. Ancak şahıs şirketlerinde işletme sahibi tüm borçlardan şahsen sorumludur. Yani iş ile kişisel mal varlığı arasında net bir duvar yoktur.
Limited şirket ise daha kurumsal bir yapıdır. Bir ya da birden fazla ortakla kurulabilir ve şirket borçları kural olarak şirket tüzel kişiliğiyle sınırlıdır. Bu yapı, ticaret hacmi büyüyecek olan, personel çalıştırmayı planlayan ya da marka oluşturma hedefi olan girişimciler için daha güvenli bir zemindir. Kuruluş maliyeti şahıs şirketine göre yüksektir ancak sunduğu güven ve itibar da aynı ölçüde artar.
Anonim şirketler ise genellikle büyük ölçekli yatırımlar, yatırımcı ilişkileri ve halka açılma hedefleri olan yapılar için tercih edilir. Sermaye gereksinimi yüksektir, yönetim yapısı daha karmaşıktır ve küçük ölçekli girişimler için çoğu zaman gereksiz bir yük oluşturur.
2026’da Şirket Kurma Maliyeti: Görünen ve Görünmeyen Masraflar
Şirket kurma sürecinde en sık sorulan sorulardan biri şudur: “Toplamda ne kadar tutar?” Ancak bu sorunun tek bir cevabı yoktur. Çünkü çoğu kişi yalnızca kuruluş masraflarını hesaplar, devam eden giderleri göz ardı eder.
2026 itibarıyla bir şahıs şirketi kurmanın başlangıç maliyeti görece düşüktür. Noter işlemleri, vergi dairesi kayıtları ve mali müşavir ücretleriyle birlikte birkaç bin TL ile bu süreci tamamlamak mümkündür. Ancak aylık muhasebe ücretleri, geçici vergi, gelir vergisi ve Bağ-Kur primleri gibi kalemler düzenli gider olarak karşınıza çıkar.
Limited şirketlerde ise kuruluş aşamasında sermaye, ticaret sicil harçları, noter masrafları ve kuruluş ilanları gibi ek maliyetler bulunur. Bununla birlikte aylık muhasebe giderleri, stopaj, KDV ve olası personel giderleri bütçenin önemli bir kısmını oluşturur.
Asıl gözden kaçan nokta şudur: Şirket kurmak bir defalık masraf değil, sürekli bir mali disiplindir. Bu nedenle “en ucuz nasıl kurarım?” sorusundan önce “bu yapıyı sürdürebilir miyim?” sorusu sorulmalıdır.
Hangi İş Modeli İçin Hangi Şirket Türü Uygun?
Yanlış şirket türü seçimi, girişimcilerin en çok pişman olduğu konuların başında gelir. E-ticaret yapmayı planlayan biri için şahıs şirketi başlangıçta cazip görünse de, büyüme başladığında vergi yükü ciddi bir sorun haline gelebilir. Aynı şekilde yalnızca danışmanlık hizmeti veren biri için limited şirket kurmak, gereksiz masraf ve bürokrasi anlamına gelebilir.
Burada kritik olan, bugünkü ihtiyaçtan çok önümüzdeki iki-üç yılı düşünmektir. İş hacmi artacak mı, ortak alınacak mı, yatırım hedefi var mı? Bu sorulara verilen cevaplar şirket türünü belirlemelidir.
Home Ofis ve Sanal Ofis Gerçeği
2026’da şirket kuranların büyük bir bölümü fiziksel ofis açmıyor. Home ofis ve sanal ofis modelleri, maliyetleri düşürmek açısından ciddi avantaj sağlıyor. Özellikle hizmet sektöründe faaliyet gösteren girişimler için sanal ofisler yasal adres ihtiyacını karşılamak adına önemli bir çözüm sunuyor.
Ancak her iş modeli için sanal ofis uygun değildir. Bazı bankalar kredi süreçlerinde, bazı iş ortakları ise prestij açısından fiziksel adres talep edebilir. Bu nedenle sanal ofis seçimi yapılırken yalnızca fiyat değil, uzun vadeli ihtiyaçlar da dikkate alınmalıdır.
En Sık Yapılan Hatalar ve Sonradan Gelen Pişmanlıklar
Şirket kurma sürecinde yapılan hataların büyük kısmı bilgisizlikten değil, acelecilikten kaynaklanır. Vergi yükü hesaplanmadan işe başlamak, mali müşavirle düzenli iletişim kurmamak, sözleşmesiz çalışmak ve gelir-gider takibini ihmal etmek bu hataların başında gelir.
Bir diğer yaygın hata ise şirket kurmayı “her şeyi çözen bir adım” olarak görmek. Oysa şirket kurmak yalnızca başlangıçtır. Asıl mesele, sürdürülebilir bir iş modeli oluşturmak ve finansal disiplini korumaktır.
Şirket Kurduktan Sonra İlk 90 Gün Neden Kritik?
Şirketin ilk üç ayı, geleceğini belirleyen en kritik dönemdir. Bu süreçte doğru muhasebe altyapısının kurulması, banka hesaplarının düzenlenmesi, faturalama sisteminin oturtulması ve iş süreçlerinin netleştirilmesi gerekir. İlk 90 günü plansız geçiren şirketler, ilerleyen dönemde hem mali hem de hukuki sorunlarla karşılaşma riski taşır.
Şirket Kurmak Özgürlük mü, Yük mü?
Şirket kurmak çoğu zaman özgürlük olarak anlatılır. Ancak gerçek şudur: Şirket, özgürlükten önce sorumluluk getirir. Vergiler, yükümlülükler, düzenli raporlama ve finansal takip, bu işin kaçınılmaz parçalarıdır. Buna rağmen doğru planlama ve gerçekçi beklentilerle kurulan bir şirket, uzun vadede bireysel gelirden çok daha sağlam bir yapı sunar.

Ekonomi, kripto para ve startup ekosistemi üzerine içerikler üreten Semih Türksever, analiz odaklı yazılarıyla öne çıkar.




